Category: Haberler

Kategori: Haberler

İş Yerindeki Narsistler

İşyerinde fikirlerinizi kabul ettirmekte size zorluk yaşatan yönetici, geri bildirim kabul etmeyen çalışanınız, sonuçların kötü olduğunu kanıtlamanıza rağmen bunu sahiplenmeyen yönetici, eleştirdiğinizde size düşman kesilen arkadaşınız, önünüzü kesmek için plan yapan meslektaşınız, ufacık bir eleştiriye dahi tahammül edemeyen ve arkanızdan konuşan çalışanınız, gerçeği nasıl olup da bir türlü kabul etmediğini anlayamadığınız tepe yöneticiniz, okulda çocuğunuzu taciz derecesinde ezmeye çalışan o çocuk, evde sesinizi bir türlü işittiremediğiniz eşiniz, fiziksel güzellik takıntısı olan kız arkadaşınız, sosyal medyada bıkmadan usanmadan sürekli kendi fotoğrafını yayınlayan diğerleri aslında narsist olabilir mi?

Devamını Okumak İçin; http://www.hbrturkiye.com/blog/psikoloji/isyerindeki-narsistler

FLOW Coaching International Akademik Direktörü Talyaa Vardar DİJİTAL İK KONFERANSI’NDA

Bu yıl 26 Kasım 2014 tarihinde Salt Galata’da gerçekleştirilecek olan Dijital İK Konferansı için geri sayım başladı. Devir dijital devri… Elimizi neye atsak dijital bir ürünle karşılaşmamız an meselesi. Hal böyle olunca giderek gelişen bu dijital dünya hayatımızı da değiştiriyor, geliştiriyor ve yeniden şekillendiriyor.

Yaşanan bu değişimler, iş dünyasını da etkisi altına alıyor. Dijital çağa ayak uydurmak ve ilişki kurabilmek için şirketler yeni yollar çözümler arıyor, üretiyor. Dijital değişim her ne kadar makinelerden gelse de kaynağında insan unsuru yer alıyor. Bu sebeptendir ki kurumlardaki dönüşümün merkezinde insan kaynakları bölümleri yer almakta.

FLOW Coaching International Akademik Direktörü Talyaa Vardar, konferansta ‘’Sanal Sosyalleşme Tiki Odaklanmayı Nasıl Tehdit Ediyor’’ konulu oturumda yer alacak.

KEYİFLİ SÖYLEŞİLER

Bu bağlamda, geniş bir program içeriği bulunan ve 26 Kasım’da gerçekleşecek Dijital IK Konferansı, insan kaynakları sektörünün dijital çağa ayak uydurma sürecini mercek altına alıyor. Konferansta, Türkiye’de yaşanan değişim sürecini tanımlayan, yeni kavramlar ve çözümler sunan iddialı isimler, akademisyenler, konusunda uzman profesyoneller, öğrenciler yer alacak.

Dijital dünyanın yeni trendlerini öğrenmek ve sektöre katkılarını daha yakından takip etmek için bu konferansı kaçırmayın.

Anne Bloggerlar FLOW Coaching International’ın ‘Ebeveyn Koçluk Eğitimi’ni sevdi

FLOW Coaching International’ın Türkiye’de bir ilke imza attığı ve6 Kasım’da başlamaya hazırlanan ‘Ebeveyn Koçluk Eğitimi’nin tanıtımı geçtiğimiz Cumartesi anne bloggerlarla gerçekleşti.Yoğun katılımın olduğu etkinliğe bloggerlı anneler büyük ilgi gösterdi. FLOWCoaching International Akademik Direktörü Talyaa Vardar tarafından verilen seminerde anneler bir yandan merak ettiklerini sorarken bir yandan da keyifli dakikalar yaşadılar.‘’Liderlik Evde Başlar: Doğru Ebeveynlik’’ana temasıyla gerçekleşen seminerde ‘Çocuğumuzun mizacına uygun doğru ebeveynlik yaklaşımları nelerdir? Ebeveynler olarak, çocuklarımıza nasıl koçluk yapabiliriz? Çocuklarımızı başarılı bir hayata nasıl hazırlayabiliriz? Dört Mizaç nedir ve çocuğumuzun mizacını anlamak neden önemlidir?’ gibi başlıklar konu alındı.

Seminer sonunda memnuniyetlerini dile getiren anne bloggerlar, böyle bir programı Türkiye’ye getirdiği için FLOW Coaching International’a teşekkür ederek, her anne-babayı bilinçli ebeveyn olmaya davet etti.

‘ONA’ ÖZEL İLETİŞİM TARZI

Çocuk yetiştirme ve “Ebeveyn Koçluğu” konusundaki bilgi birikimini Türkiye’deki anne babaların hizmetine sunan Amerika’nın en yetkin Ebeveyn Koçluğu Enstitüsü ACPI ile işbirliğine giden FLOW Coaching International’ın ‘Ebeveyn Koçluk Eğitimi’, “Ebeveyn olmak, sonsuz bir çeşitliliğin bir ucundan tutmak gibi. Çocuğumuzun doğuştan getirdiği mizacı, sadece ona özgün ve standart öğretiler, nasihatler ve kulaktan dolma bilgilerle yoğurmak istemeyeceğimiz kadar özel. Bu nedenle, ebeveyn, onunla iletişim kurmanın ‘ona’ özel yolunu keşfetmelidir. Çocuğumuzu anlamak ve ona özel iletişim tarzını keşfetmek, çocuğumuzun birey olma yolundaki baş etme becerilerini kazanması için ona yapabileceğimiz en değerli yatırımdır” ifadesini vurguluyor.

PROGRAMDA NELER VAR?

Program, ebeveynlere dört ana karakter özelliğinin anlatılması ile başlıyor. Doğru dinleme, gözleme, soru sorma, takdir edici sorgulama ve doğrulayıcı dil kullanma gibi farklı tekniklerin öğretildiği programda, her mizaçtaki çocuğun doğuştan getirdiği karakter özellikleri de masaya yatırılarak doğru davranış modelleri gösteriliyor.

Programda, doğrulayıcı dil kullanmanın önemini vurgulayan Flow Coaching International Akademik Direktörü Talyaa Vardar “Aslında tüm çocuklar kendi getirdikleri özellikleri o kadar erkenden bize anlatmaya başlıyorlar. Dört aylık bir bebek bile karakter özellikleri hakkında bize ciddi ip uçları verebiliyor. İşte bu noktada farklı yaklaşımlar ve klasik olmayan bakış açılarıyla ebeveynlere çocuklarının ileride nasıl daha başarılı bireyler olabileceklerini anlatıyoruz” diyor.

Eğer siz de çocuğunuzla doğru iletişim kurmanın yollarını arıyorsanız, geç kalmış sayılmazsınız. Flow Coaching International Akademik Direktörü Talyaa Vardar tarafından verilecek olan Profesyonel Ebeveyn Koçluğu Eğitimi 6 Kasım’da başlayacak ve 3 gün sürecek.

Ne Zaman Koçluk, Ne zaman Mentorluk?

Neden çalışıyoruz?

Hemen hemen herkes, çoğu zaman kendine bu soruyu sorar.

Daha konforlu yaşamak için, daha mutlu olabilmek için ya da herkes çalıştığı için…

Evet, çalışıyoruz çünkü ihtiyacımız var.

Modern dünyanın sunduğu büyük pastadan payımıza düşeni almak istiyoruz, belki de. İş yaşamı, insanın hayatıdır aslında. Hayat, iş-işlerden oluşmuştur. Eğer herhangi bir işiniz yoksa aslında hayatınız da yok demektir. Sadece boşa harcadığımız vaktimiz vardır.

İçinde yaşadığımız modern dünyanın en büyük unsurlarından biri olan iş hayatı, günümüzde yükselen ticari ilişkiler doğrultusunda işveren ve çalışan arasındaki diyaloğu birebir etkisi altına alıyor.

Ticaretin ilk ortaya çıkış nedeni insanların ihtiyaçlarını karşılama arzusu iken, zamanla paranın keşfiyle ekonomik değer olarak insan hayatını etkisi altına aldı. Her gün sabah saatlerinde işe gitmek için yola koyulan çalışan kesim, hızlı ve gelişen dünya koşulları ekseninde zamanlarının büyük kısmını iş odaklı yaşamaya başladı. Dolayısıyla da iş hayatı bireylerin ‘hayatı’ oldu. Bu yüzdendir ki, günün 11 saatini iş yerinde geçiren bireyler, huzurlu bir ortamda yer almak istiyor.

Öte yandan dört duvar arasına sıkışan çalışan kesim, son yüzyılın vebası ‘stres’ ile tanıştı. Fakat iş hastalığına kapılmayı önleyen gelişen metod ve yaklaşımlar, bireyi bu sıkışmış çemberin içinden çıkardı.

Peki nedir bu yaklaşımlar? Son dönemde sıklıkla karşımıza çıkan ‘koçluk ve mentorluk’ bu yaklaşımların başında geliyor.

Şu bir gerçek ki, birçok konuda olduğu gibi bu iki kavramı da birbirine karıştırıyor insanoğlu. Günümüzde koçluk ve mentorluk; çalışan performansını yükseltmek, yöneticilerin liderlik yeteneklerini geliştirmek ve kişisel gelişim sürecini hızlandırmak için kullanılan yöntemlerin başında gelir. Bu yöntemler sadece çalışanları motive edip performans artışını sağlamamakta, aynı zamanda bu performans artışının dışarıya olumlu yansımalarını da beraberinde getirmektedir.

Mentorluk nedir? Mentor; aynı kurumun içinde bulunan, o kurum içinde farklı görevlerde çalışıp tecrübe kazanmış olan, astlarına şirket politikası, kurum gereklilikleri, çalışma stratejileri ve kariyerini yönlendirme konularında tavsiyelerde bulunan yol gösterici kimse olarak tanımlanabilir.

Koçluk nedir? Koçluk ise; kişilerin profesyonel liderlik ve yöneticilik vasıflarını geliştirmeye yönelik , kısa vadeli belli hedeflerle yola çıkıp daha etkili sonuçlara ulaşmayı hedefleyen geçmişi değiştirmekten çok geleceğe yönelik çalışan bir hizmettir. Koçlar eğitim verdikleri kişilere içinde bulundukları koşulları geliştirmeyi, yeni hedefler belirleyip bunlara ulaşmaya çalışmayı ve yaşamlarındaki önemli şeyleri bir sıraya koymayı öğretmektedirler.

Ne Zaman Koçluk, Ne zaman Mentorluk?

Koçluk ve mentorluk arasındaki farklara değinecek olursak; koçun temel hedefleri performansı geliştirmek, davranış değişimi yaratmak, beceri geliştirmek, değişimi yönetmesini sağlamaktır. Mentorun temel hedefleri ise; mentinin kişisel ve kariyer gelişimine rehberlik yapmak ve desteklemektir. Koçlukta gönüllülük zorunlu değildir, mentorun gönüllülüğü esastır. Koçun odak noktası; problemler, vizyon, hedef odaklı gelişim, performans, spesifik gündem- danışanın gündemidir. Mentorun odak noktası kariyer gelişimi, yeni ekibin kurumu anlaması, tanıması ve sosyalleşmesidir. Aynı zamanda, kariyer merdiven planlaması ve bilgi transferidir.

Koçlukta süreç ve ilişki, belli bir süreyi kapsar. Non-direktif -tavsiye verilmez, yönlendirme yapılmaz.

Koçun konu ile ilgili uzmanlığı, bilgisi olması şart değildir.

Koç, soru-sorgulama, düşündürtme yoluyla danışanın kendisini bulmasını sağlar.

Mentor, uzun vadelidir. Süreç ve hedef odaklıdır. Tavsiye, deneyim aktarımı, geri bildirim, soru-sorgulama, modelleme yöntemleri uygulanır. Hedef odaklıdır.

Koçun yetkin bir kurum tarafından özel bir eğitim görmesi ve profesyonel koç olması gereklidir. Mentorun, başlangıçta iki – üç günlük eğitim görmesi ve süreç takibi, sonuçların ölçümü yeterlidir.

‘Koçluk’ Meslek Olarak Resmen Tanındı

Koçluk, 26 Haziran 2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “Koçluğun Uluslararası Meslek Standartları ile Türkiye’de “meslek” dalları arasında yerini aldı.

İş ve yönetim sektöründe Türkiye İnsan Yönetimi Derneği (PERYÖN), Koçluk Platformu Derneği ve Uluslararası Profesyonel Koçluk Derneği tarafından hazırlanan Meslek Standartları, İş ve Yönetim Sektör Komitesi tarafından incelenerek, MYK Yönetim Kurulu tarafından onaylanmış ve 29.06.2013 tarih ve 28692 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak Ulusal Meslek Standardı olarak yürürlüğe girdi.

Bu konuda eğitimi olmayan kişilerin koçluk adına yaptığı ve mesleğin yanlış tanınmasına neden olan çalışmaların önüne geçmesi beklenilen bu gelişmenin, koçluk mesleğinin ülkemizde doğru anlaşılmasına ve konumlandırılmasına büyük katkı sağlayacağı düşünülmektedir.